Pragmata İnceleme
Klasik bir bilim kurgu hikayesi gibi başlayan Pragmata, iki karakterin birbirlerine olan güçlü bağları ile sizi hiç beklemediğiniz bir noktadan vurmayı başarıyor.
Açıkçası Pragmata hiç ilgimi çeken bir oyun değildi. Duyuru fragmanı hafif merağımı cezbetmiş ama yayınlanan videolar ile birlikte oyuna olan ilgim sıfıra inmişti. Öyle ki demosunu oynama gereği bile duymadım. Bu kötü olduğunu düşündüğüm için değil. Bazı oyunlar iyi olsa da sizi içine çekmez. Pragmata’da da bana öyle olmuştu..
Oyun çıktıktan sonra ise en azından bir deniyim, hani oyun hakkında bir fikrim olsun istedim. ve bakın şu küçük hanım enerjisiyle beni oyuna bağladı..
Pragmata İnceleme
Oyun Diana karakteri ile tanışana kadar aslında çok klişe bir bilim kurgu hikayesine sahip. İşte insanoğlu Ay’a bir koloni kurmuş. Buradaki amaç keşfedilen yeni bir madde ile özel flament üretmek. Hani 3D yazılardaki filamentlerden bahsediyorum. Ama bu madde işi öyle bir ilerletmiş ki, dakikalar içerisinde köprü falan kuracak seviyeye gelmişiz. İşler bir noktada ters gitmiş. Çalışanlar cartlağı çekmiş. Biz de durumu araştırmak üzere habersiz bir şekilde buraya gelen ekipten bir karakteri yönetiyoruz. İşler yine sarpa sarıyor ve bu küçük hanımla bir nevi eküri oluyoruz.
Pragmata aslında çok klişe bir hikayeye ve sıradan bir aksiyona sahip. Bu yapısıyla PS2, PS3 döneminde oynadığımız aksiyon oyunlarına fazlasıyla benziyor. Fakat bu yapıyı aynı zamanda yıkıyor. Bunu başaran da Diana karakteri..
Şimdi normalde böyle baba çocuk ilişkisini anlatan oyunlarda hikayenin genellikle mesafeli başladığını görüyoruz. Pragmata ise bu konuda ters köşe yapan bir oyun. Daha ilk dakikadan iki karakter arasında sıcak bir bağ oluşturuyor. Ana karakterimiz Diana’ya mecbur kalan bir karakter portresi çizmiyor. Aksine ona dünyayı anlatıyor, sorduğu meraklı cümleleri yanıtlıyor. Aralarındaki bu bağ oyunda ilerledikçe çok daha tatlı bir hale gelişyor ve oyunun temelini oluşturuyor.

Diana hareketleriyle, konuşmalarıyla oyuna inanılmaz bir pozitiflik katmış. Hem baba kız ilişkisi üzerinden bir bağ kurulmuş hem de oynanışa eklenen hackleme dinamiği ile oyun o sıradanlıktan uzaklaşmayı başarmış.. Yani bilmiyorum, ilk etapta benim de aynı yaşlarda bir kız çocuğum olduğu için çok çabuk empati yaptığımı düşünüyordum ama sosyal medyaya baktığımda bu durumun oyuna çok büyük bir pozitiflik kattığını gördüm.
Oyunda birçok farklı robotla mücadele ediyorsunuz. Karşılaştığımız robotların savunmasını aşmak için onları hacklememiz gerekiyor. En zayıf olanı bile hacklemeden alaşağı edemiyorsunuz. İşte burada da oynanışa Diana dahil oluyor. Hugh ateş ediyor, Diana hackliyor. Ama en önemlisi ikisini de siz yapıyorsunuz ve aynı anda yapmanız gerekiyor.
İlk etapta bunun oynanış açısından müthiş yorucu olacağını düşünmüştüm ama yapım ekibi gayet akıcı bir sisteme imza atmış. Üstelik yavaş yavaş alışmanız için size alan tanıyor.
Oyunda tabanca, tüfek pompalı benzeri çok yaratıcı silahlarımız ve savaş sırasında kullandığımız farklı ekipmanlar var. Hack dinamiği mini bir bulmaca gibi. Hedef aldığınızda ekranda düşmanın türüne göre bir şema çıkıyor.
Burada ilerleyip robotun zayıf noktasını açığa çıkarıyorsunuz. tabi burada üzerinden geçtiğiniz bazı ekstralar olaya renk katıyor. Tuzaklar, güçlendirmeler, düşmanın kafasını karıştıran etkenler ya da birden fazla robotu etkileyen unsurlar var. Stratejiniz de ona göre yapmanız gerekiyor. Ateş etme ve hackleme dinamiği akıcı çalışıyor ve birbirini tamamlayan iki önemli unsur olduğunu hissettiriyor.

Oyun normal seviyede çok zorlayıcı değil. Genelde iyileştirme kaynaklarının az olması sizi biraz zorluyor. Ama neyse ki checkpoint noktaları ile ana üssünüze dönebiliyorsunuz. Topladığınız ekstralar ile burada ekipman ve karakter özelliklerini geliştirebiliyorsunuz. Ayrıca yine ekstralar kazanacağınız challenge görevlerinin de kilidi açılıyor. Burası bir üs gibi tasarlansa da aslında farklı bir amacı da var. Bulduğunuz oyuncaklar ile diana’ya kocaman bir oyun alanı yapıyorsunuz. Ana üsse her döndüğünüzde 5 dakikanızı güncellemeler için harcıyorsanız 15 dakikanızı Diana’yı izlemek için harcıyorsunuz..
Pragmata, hikayesini çok dramatize etmeden, daha çok işin sevecen tarafına odaklanan bir oyun. İki karakter arasındaki bu durum, sizin bu maceraya devam etmenizde itici gücü oluşturuyor. Oyunun zaman zaman çok boş hissettirdiği oluyor. kocaman üste hikayede içim iniş çıkış sağlayacak farklı karakterler olabilir miydi acaba diyorsunuz. Ama Capcom muhtemelen Hugh ve Diana arasındaki hikayenin dışına çıkmak istememiş. Zaten çıkmaya başladığında da ne kadar klişe bir hikayeye sürüklendirdiğini hissettiriyor.

Pragmata, 8-10 saatte bitirebileceğiniz, her şeyi yaparsanız yaklaşık 15 saat civarında süren bir oyun. ben oyunu 13 saat civarında bitirdim ve her dakikasından keyif aldım. Bu oyun öyle müthiş bir oyun değil, öyle bir iddiası da yok zaten. Puan verecek olsam 7.5’dan 8 verirdim. Ama bu puanı sonuna kadar hak eden bir oyun olduğunun altını çizmem gerekiyor. Günümüzde her oyuna çok yüksek puanlar verildiği için bu algı biraz bozuldu.
Karar
Pragmata nostaljik oynanışı, güzel işleyen hack dinamiği ve en önemlisi iki karakter arasındaki sıcacık hikayesi ile öne çıkan bir oyun. Açıkçası ben oynarken oyun dünyasında daha fazla bu tarz hikaye ve oyuna ihtiyacımız var hissinden kurtulamadım. Fiyatı çapına göre bir tık yüksek. Ama kardeşlik sistemlerinden yararlanıyorsanız ye da indirim dönemini yakalarsanız bu hikayeyi oynamanızı tavsiye ediyorum.

