Crimson Desert İnceleme

Video inceleme

Crimson Desert, bol içeriği ve iyi çalışan dinamikleri ile ön plana çıkıyor. Fakat oyunun her şeyi yapma sevdası, zaman zaman temelin çökmesine sebep oluyor.

Crimson Desert, temelinde açık dünya aksiyon, macera ve RPG türünü miksleyen bir yapım. Keşif hissiyatı çok kuvvetli. Oyunda sarı boya yok. Yardım etme yok. Nereye gideceğinizi veya ne yapacağınızı söyleyen dev oklar yok. Bu oyun sabır gerektiren bir oyun. Çok basit bulmacalarda bile gözlem ve etrafı inceleme gerektiriyor.

Crimson Desert İnceleme

Temelinde orta çağda geçen fantastik bir oyun gibi gözükse de çok daha fazlasını barındıran bir yapım. Mech kullanıyor, ejderhaya biniyor, devasa bosslarla kapışıyor, hatta kendinizi iki oda bir salon evinize eşya bakarken buluyorsunuz… Yapım ekibi sanki oyunun dünyasını oluştururken ekipteki kimseyi kıramamış gibi bir durum var.

Abi bi kampımız olsun, ekiptekileri haritadan görevlere gönderelim. Ticaret yapalım, mal alıp satabilelim. At yarışı koyalım, çiftçilik yapalım, ağaç dikelim, hayvanlarımız olsun… Gökyüzünde böyle adalar olsun, sıralı bulmacalar çözelim.. Robot koyalım yahu, Mecha sevenler de kendinden bir şeyler bulsun oynarken.. Böyle Link gibi süzülme olsun. Telekinezi, manyetik güçler koyalım..Balık tutalım, boks yapalım, güreşelim, kedimiz köpeğimiz olsun, ayıya binelim, ejderha sürelim..

Tüm bu isteklerin ardından ortaya çıkan şey tartışmasız şekilde, son derece hırslı bir yapım. Pearly Abyys, ‘yaylaya villa yapalım baba’ önerisine ‘Yapacaz’ diye cevap veren babalarımız gibi hırslı davranmış. Hayalindeki projeyi hayata geçiren ama yer yer bu hırsının kurbanı olan bir proje var karşımızda..

Oyun gerçekten çok detaylı. Buradaki detaylardan kastım RDR 2’deki gibi atın büllürlarının büzüşmesi değil. Detaylarda Rockstar kadar psikopatlık yok. Fakat kendi içerisinde bütünlüğünü koruyan ve her köşede sizi şaşırtan bir oyuna imza atılmış. Bu durum zaten keşif hissiyatını güçlendiriyor. Ödüllendirme konusunda sıkıntıları olsa da etrafı keşfetmekten ve şurada ne varmış demekten kendinizi alamıyorsunuz..

Ufukta enteresan bir yapı gördüğünüzde oraya gitmek istiyorsunuz. Oraya gitmek bile başlı başına sizin için bir maceraya dönüşüyor. Crimson Desert sonuçtan ziyade bu maceradan, yolculuktan keyif alanlar için tasarlanmış bir oyun..

Oyunda seviye atlamak için Abis eserlerini bulmanız gerekiyor. Bu abis eserlerini kazanmanın birkaç yöntemi var. Öncelikle irili ufaklı birçok görevi yaptıkça alıyorsunuz.

Aynı zamanda oyunun dünyasında bulduğunuz ve bir challenge ile açılabilen mühürlü abis eserleri var. İşte 50 metre kay, mızrakla üç adam öldür gibi basit görevlerden tutun da daha komplike challengelar da mevcut. Son olarak hemen mini haritanın solundaki barda da görebileceğiniz üzere, düşmanları öldürerek, yani bir nevi deneyim puanı kasarak da abis eseri elde edebiliyorsunuz.

Crimson Desert

Şimdi kağıt üzerinde bu sistem sorunsuz gibi gözüküyor ama kendi içerisinde bazı problemlere sahip. Oyun için yaptığım Soru Cevap videosunda bu konudaki şikayetlerimi dile getirmiştim. Oyunda o kadar çok abis eseri buluyorsunuz ki, bir süre sonra seviye sistemi dengesini kaybediyor. Ya nasılsa her yerde buluyorum dediğiniz anda etrafta gördüğünüz düşmanları es geçmeye başlıyorsunuz. İlk etapta düşman keserek deneyim puanı kasmak çok mantıklı geliyor ama belli bir seviyeden sonra bu sistem anlamını çoktan yitirmiş oluyor. Zaten her türlü abis eseri buluyorum, yolda karşıma çıkan eşkiyalarla da uğraşmıyım diyorsunuz, en azından ben öyle dedim.

Bulmaca sistemiyle hiç problemim yok, aşırı keyif alıyorum. Fakat ödüllendirme konusunda oyunun biraz dengesiz olduğunu düşünüyorum. İki mum yakarak çözdüğünüz bir bulmaca ile kakikalarca uğraşıp çözdüğünüz bir bulmaca arasında hiçbir fark yok. Daha da fenası ortamdan sadece birkaç gümüşle bile ayrılabiliyorsunuz.

Mesela oyunun en güçlü silahlarını alalade bir mağrada bulurken, haritanın belli noktalarında işaret kovaladığınız bulmacalar sizin için o kadar ödüllendirici olmuyor.

Bu durum sizi etrafı keşfetmek ve bulmaca çözmekten alıkoymuyor. Oyunda en sevdiğim nokta da kesinlikle bu oldu. Ödül sistemi dengesiz bile olsa yeni bölgeler keşfetmek, bulmaca çözmek aşırı keyifli. Hele ki çözümlere bakmıyorsanız, çözdüğünüzde acayip bir haz veriyor.

Oyunun bana göre en büyük eksisi karakter ve hikayesinin silik olması. Ana karakterlerimiz sıradan bir adam izlenimine sahip. Çok güzel ara sahnelerle uğraşılsa da hikaye sizi bir türlü içine çekmiyor. Hikayeyi bir kenara bırakıp oyunun dünyasında kaybolmak istiyorsunuz.

Crimson Desert

Oyun çığır açmasa da sunduğu açık dünya geniş ve teknik açıdan etkileyici. Aynı zamanda dolu dolu bir dünya var. Yani 10 saat oynayıp ilk bölgeden çıkmak da, 50 saat gömüp hala ilk bölgede takılmak da mümkün. Eğer açık dünya ve keşif bazlı oyunları seviyorsanız kafadan 250-300 saatlik bir içerik var. Tabi görev tasarımları bazen ilerleyişe köstek olabiliyor. Keşif bazlı görevler oldukça eğlenceli.

Oyunun ilk bölümlerinde birçok benzer oyunda olduğu gibi bol bol getir götür görevi falan yapıyorsunuz. Fakat bu durum 200 saat sonra da karşınıza çıkabiliyor. Ortalık yangın yerine dönmüşken, kampa gittiğinizde ‘Yahu bir yahni olsa da yesek, Kliff git şu marketten yahnilik malzeme kap koçum’ denebiliyor. Ya da kamptaki bir arkadaşınız benle at sür diyor alakasız bi yere gidiyor sonra git 2 kmden al gel diyor. Senle niye alakasız at sürdük o zaman derler adama. Oyunda maalesef vakit çalmak için yapılmış çok fazla görev var..

Buna rağmen görev çeşitliliği oldukça geniş. Musou’ya dönen devasa savaşlardan küçük hikâyelere, ödül avcılığından ticarete, balıkçılıktan kumara kadar yapılacak tonla şey var. Haritada dolaşırken yapıların, soru işaretlerinin merak uyandırması, keşif hissini güçlendiren önemli bir detay. Bazen saatlerce sadece bir yön seçip ilerlemek bile başlı başına keyifli.

Crimson Desert

Diğer taraftan oyundaki birçok hata yapılan güncellemelerle bir nebze de olsun düzeltilmiş durumda. Hızlı seyahat noktaları ve envanter yönetimi bunların başında geliyor. Oyuna ilk başladığımda kampta hızlı seyahat noktası ve eşyalarımızı koyacak bir kasa bile yoktu. Hatta envanterimiz aşırı kısıtlıydı. Hala topladığımız çer çöp, kağıt ilan ne varsa envantere işliyor ama neyse ki ekip geri gelen bildirimlere çok hızlı güncelleme çıkarıyor.

Yeri gelmişken bence bu oyunun en büyük problemi Q&A testleri olmuş. Q&A testini açıkla. Yani öyle ufak tefek hatalar vardı ki, nasıl bunu düşünemezler diye saç baş yolduğum anlar oldu. Birinin bu oyunu oynauyıp da bu eksikler hakkında feedback vermemiş olmasına inanmıyorum.

Oyunun dünya tasarımı etkileyici. Görüş mesafesi çok iyi. Uçan gemiler, göğe yükselen gizemli kuleler, mekanik robotlar, savaş alanları ve elektrikle çalışan kasabalar gibi şaşırtıcı birçok mekan var. Oyun fantastik öğelerle bezeli ama aynı zamanda steampunk ve bilim kurgu unsurlarını harmanlayan bir dünyaya sahip. Üstelik bu durum abes kaçmamış, aksine cesurca harmanlanmış ve eğreti durmuyor.

Crimson Desert

Oyunun savaş sistemini genel olarak beğendim. Daha çok silahlar ve bu silahlara takabildiğimiz abis ekipmanlarıyla şekillenen bir sistem kurulmuş. Karakterin açtığımız yetenekleri de önemli ama genelde abis ekipmanları ile özel vuruşlara kavuşuyorsunuz. Bu ekipmanları dilediğiniz gibi çıkarmak ve farklı silahlara takma fikrini de sevdim. Böylelikle yeteneğini sevseniz de tek bir silaha bağlı kalmanız gerekmiyor.

Savaş sisteminde kalabalık düşmanların olduğu kısımlar ise daha oturaklı yapılabilirdi. Bu anlarda yetenek kullanmaktan ziyade oyunu chesleyerek geçiyorsunuz. Hani taktiksel saldırayımdan ziyade en güçlü ve etkili nasıl vururum kafası geliyor. Dövüş sistemi Souls türü kadar zorlu olmasa da bence biraz daha oturaklı olsa çok daha etkili olabilirmiş. Yine de oynarken Musouya dönüşen anlar dışında gayet keyif aldığım bir sistem oldu. Savaş sistemi akıcı ve son derece tatmin edici. Kombolar, çevresel etkileşimler ve güreş hareketleriyle bu sistem daha da renkleniyor.


Karar

Sonuç olarak Crimson Desert içerisinde çok fazla şey var ve bu durum zaman zaman oyunun genel dengesini bozuyor. Yine de alınan kararların cesurca olduğunu ve oyuncuyu eğlendirdiğini de kabul etmemiz gerek. Oyun bu yapısıyla kusursuz değil ama kendine ayakları üzerinde durmayı fazlasıyla başarmış.