007 First Light İnceleme
IO Interactive’in geliştirdiği 007 First Light; aksiyon, gizlilik, çatışma mekanikleri ve Bond evrenine yaklaşımıyla nasıl bir deneyim sunuyor? İşte oyunun hikâyesi, oynanışı, grafikleri ve performansına dair tüm detaylar.
Sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan James Bond, yıllardır farklı oyuncular tarafından canlandırıldı ve her dönem iyi ya da kötü kendi izini bırakmayı başardı. Ancak iş video oyunlarına geldiğinde aynı başarıyı her zaman gördüğümüzü söylemek zor. Bugün hala en iyi James Bond oyunu dediğimizde aklımıza neredeyse 30 yıl önce çıkan Golden Eye geliyor.
007 First Light İnceleme
Şunu baştan söyliyim, IO Interactive’in beş yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı 007: First Light bu durumu değiştirebilir. Karşımızda bazı eksiklerine rağmen bana göre en iyi Bond oyunu için güçlü bir aday olduğu gibi, yine son dönemin en eğlenceli aksiyon macera oyunlarından biri var.
First Light bize filmlerin aksine Bond’un köken hikayesini anlatıyor. Yani karşımızda henüz efsanevi 007 kimliğine kavuşmamış, genç bir karakter var. Oyunun başında donanmada olan James Bond, katıldığı bir operasyonda önemli bir karar alıyor ve yolu bir şekilde MI6 ile kesişiyor. Gösterdiği başarının ardından da 00 programına dahil oluyor. Eğitim süreci dahil bu kısımlarda güzel bir anlatıya yer verilmiş. Hikâye boyunca onun nasıl dünyanın en tehlikeli ajanlarından birine dönüştüğünün ilk adımlarını izliyoruz.
Şimdi böyle anlatınca biraz klişe gibi gelmiş olabilir. Ama burada tabi hikaye adına keyfinizi kaçırmamak için anlatmadığım bazı detaylar da var. Açıkçası oyunun bana göre en güçlü taraflarından biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Çünkü First Light sadece aksiyon sahnelerine yaslanan bir oyun değil; iyi yazılmış bir casusluk hikayesi anlatıyor.

Hikaye ilerledikçe iyi kurgulanmış bir Bond filminin içerisinde gibi hissediyorsunuz. Hem karakterlerin motivasyonlarını anlamaya başlıyorsunuz hem de kendinizi iyi bir casusluk hikayesi içerisinde hissediyorsunuz. Sinematik anlatım, karakter diyalogları ve bazı görevlerin sunuluş biçimi bu hissi iyi bir şekilde destekliyor.
Patrick Gibson, henüz 26 yaşında olan Bond rolüne iyi uyum sağlamış. Burada tam anlamıyla bir kopya değil, farklı bir Bond portresi çizildiğini hissediyorsunuz. Cesareti, yeri geldiğinde fevri davranması iyi bir şekilde işlenmiş. Tabi laf cambazlığı yaptığı kısımları da unutmayalım. Bond dışında diğer karakterler de gayet iyi bir performans sergiliyor. Özellikle Lennie James tarafından canlandırılan Greenway karakterini oldukça sevdim.
Tabi hikaye tarafı oyunu özel kılan tek unsur değil. Oynanış tarafında da oyuncuya ciddi bir özgürlük tanımış. Özellikle bazı bölüm tasarımlarında bunun etkisini net biçimde görebiliyorsunuz.
Diyelim ki bir güvenlik kartına ulaşmanız gerekiyor. Oyunun size sunduğu tek bir çözüm yolu yok. Kartı çalabilir, kart sahibini dövebilir ya da dikkat dağıtıcı yöntemler kullanarak kapıdan geçebilirsiniz. Hatta tamamen farklı rotalar deneyerek çözüme gitmek de mümkün. Bu yaklaşım ister istemez akıllara Hitman serisini getiriyor. Çünkü burada da amaç yalnızca hedefe ulaşmak değil, o hedefe nasıl ulaşacağınıza sizin karar vermeniz. Bu bölümlerdeki serbest yapı, casusluk hikayesine müthiş bir destek sunmuş. Oynarken acayip eğlendim. Bana zaman zaman Görevimiz Tehlike filmlerini de anımsattı.
Birçok bölümde doğrudan çatışmaya girmek yerine çevreyi incelemek, güvenlik açıklarını keşfetmek ve doğru zamanı beklemek çok daha mantıklı bir seçenek haline geliyor. En önemlisi de oyun bunu oyuncuya zorla yaptırmıyor. Tam tersine sizi doğal bir şekilde casus gibi düşünmeye yönlendiriyor. Bir güvenlik görevlisinin rotasını takip etmek, kalabalık arasında kaybolmak ya da dikkat çekmeden belirli bölgelere sızmak gerçekten bir ajan operasyonunun parçasıymış hissi yaratıyor. Benim oyunda en çok hoşuma giden noktalardan biri de bu oldu.

Tabi işin içerisinde Bond olunca kullandığımız birçok alet edevat var. BÖlümler arasında Q ile muhabbet edip yeni ekipmanlar alıyoruz. Bunlar özellikle gizlilik kısımlarında oyuna pozitif etki yaratıyor. Ben normalde oyunlarda gizlilik odaklı ilerlemeyi çok seven biri değilim. Genellikle bir noktadan sonra sabrım tükenir ve doğrudan düşmanların arasına dalarım. Ancak First Light ilginç şekilde beni sürekli gizli hareket etmeye teşvik etti. Çünkü sistemler bunun üzerine oldukça iyi kurulmuş. Bu da oyunun en büyük başarılarından biri olarak öne çıkıyor.
Açık konuşmak gerekirse oyunun dövüş mekaniklerini oldukça beğendim. Karşınıza çıkan herkesi birkaç yumrukla yere sermiyorsunuz. Eğer dikkatsiz davranır ve birkaç kişi tarafından çevrilirseniz gerçekten zor durumda kalıyorsunuz. Bu durum oyuncuyu hem gizlilik unsurlarında hem de yakalandığınızda daha dikkatli düşünmeye zorluyor.

Yakın dövüş sahneleri ise son derece doğal hissettiriyor. Rakip saldırılarını engelleyip doğru zamanda kontra atak yapmak oldukça tatmin edici. Çevredeki objeleri kullanma, rakibi tutup fırlatma falan derken, harbi filmleri aratmayan sahnelerle karşılaşıyorsunuz.
Bir rakibi etkisiz hale getirip havadaki silahını kapabiliyor, siper arkasındaki düşmana uçar tekme savurabiliyor ya da dizlerinden vurduğunuz bir rakibi birkaç sert darbeyle yere serebiliyorsunuz. Yakın dövüş ve ateşli silah kullanımı arasındaki denge baya hoşuma gitti. Bu sayede çatışmalar ne tamamen aksiyona ne de tamamen gizliliğe kayıyor.
Görsel tarafta da oyun oldukça etkileyici bir iş çıkarmış. Karakter modelleri detaylı. Özellikle yüz animasyonları hikâye anlatımını destekliyor. Kalabalık alanlarda ise atmosfer çok daha güçlü bir hale geliyor. İnsan hareketliliği, çevre detayları ve mekân tasarımları zaman zaman yine Hitman serisini hatırlatıyor. Özellikle insanların arasında dolaştığınız bölümlerde gerçekten yaşayan bir dünyanın içerisinde bulunduğunuzu hissediyorsunuz.
Buraya kadar güzel övdüm ama bu oyun oyun kusursuz değil. Öncelikle yapay zeka beklentiniz pek olmasın. Oynanış çok eğlenceli olduğu için çok göze batmıyor ama oyunda bir yapay zeka yok.
Benim için en büyük eksiklerinden biri de tempo sorunu oldu. Bazı bölümler diğerlerinin yanında sönük kalmış. Özellikle belirli bir noktaya yürüyüp basit etkileşimler gerçekleştirdiğiniz sekanslarda biraz sıkıldım. Oyuncuya özgürlük verilen görevler çok daha eğlenceli ve sürükleyici hissettirirken, bu çizgisel geçiş bölümleri aynı etkiyi yaratamıyor. Hatta zaman zaman oyunun ritmini gereksiz yere düşürdüğünü söylemek mümkün. Sanki zaman kalmamış da, ekip bu bölümleri hızlıca paketlemiş hissiyatı yaratıyor.
Eleştireceğim bir diğer nokta ise platform dinamikleri. Tamam oyunda platformlar arası zıplama ve bir yerlere tutunma gibi dinamikler var. Fakat bunlar da çok çizgisel bir işleyişe sahip. Zaten oyunda geleneksel anlamda bir zıplama dinamiği yok. Bir yere atlamak istediğinizde bunu yalnızca oyun size izin veriyorsa yapabiliyorsunuz. Karakter bir kenara geldiğinde, eğer zıplanması gereken bir yer ise zıplayabiliyorsunuz. Hatta en basit örnekle karşınıza çıkan bir havuza bile istediğiniz gibi giremiyorsunuz. Bu durum oynanış özgürlüğünü de ciddi ölçüde kısıtlıyor ve oyunu tek bir katman içerisine sıkıştırıyor.

Bu arada ben oyunu PS5 Pro’da oynadım. Bir kez obje içerisine sıkışma gibi hatalar oldu. Onun dışında gayet akıcı bir performansa sahip. Oyunun hikayesini 15 saate yakın bir sürede bitirdim, biraz daha dolaşırsanız bunun maksimum bir iki saat daha uzatabilirsiniz. Hikaye görevi dışında gayet eğlenceli training görevleri var. Hatta bu kısımları oyunu bitirmeden denemenizi tavsiye ediyorum. Oynanış anlamında güzel taktikler veriyor.
Sonuç olarak 007 First Light, James Bond evrenini oyun dünyasına başarılı şekilde taşıyan yapımlardan biri olmayı başarıyor. Filmleri aratmayan hikayesi, oyuncuya özgürlük tanıyan görev tasarımları, tatmin edici yakın dövüş sistemi ve etkileyici atmosferi sayesinde bence en iyi Bond oyunu olmuş. Devamı açısından da beklentilerimi arttıran bir başlangıç oyunu olduğunu söyleyebilirim.
Her ne kadar tempo sorunları ve sınırlı platform mekanikleri gibi eksikleri bulunsa da, bir casusluk hikayesi içerisinde yer alma hissiyatını vermesi bence oyunun en büyük artısı. Eğer bu tür aksiyon oyunlarını, hele hele Bond serisini seviyorsanız, 007 First Light kaçırmamanız gereken bir oyun olmuş.

