Horizon Evreni Hikaye Özeti: Kıyametten Zero Dawn Projesine Tüm Evren Geçmişi
Yemyeşil doğası, kontrolden çıkan savaş makineleri ve insanlığın kaderini değiştiren Zero Dawn Projesi... Faro Vebası’ndan Aloy’un doğuşuna uzanan Horizon evreninin tüm geçmişi ve detaylı hikaye özeti bu makalemizde.
Horizon Zero Dawn; günümüzün en vahim problemi olan ancak pek de önemsenmeyen küresel ısınma ve beraberinde tetiklenen iklim değişikliği sonucu yaşanmış bir felaketin ertesinde geçiyor. İnsanların kendi eliyle, bilerek ama göz ardı ederek sebep olduğu kıyamet sonrası bir dünya... Fakat o da nesi? Yeryüzü yemyeşil, doğa hiç olmadığı kadar canlı ve diri; insanlar topluluklar kurmuş ve yeniden medeniyetin basamaklarını tırmanıyor. Kuşlar, böcekler uçuşuyor; yeryüzünde robot hayvanlar geziyor.
Evet, "Bu nasıl iş, nedir bunun hikmeti?" dediğinizi duyar gibiyiz değerli okurlarımız. Merak etmeyin, tüm sorularınız bu rehberimizde yanıt bulacak.
Küresel Isınma Felaketi
2030'lu yıllara gidiyoruz... Klimalar cayır cayır çalışıyor, parfümler fıs fıs sıkılıyor, metan gazının havaya etkileri göz ardı edilerek kırmızı et tüketimi tavan yapıyor. Üstüne bir de para hırsıyla dünyanın çanına ot tıkayan zenginler eklenince: Merhaba küresel ısınma!

Artık "Yok öyle bir şey ya!" denilemeyecek seviyede kendini gösteren iklim değişikliği nedeniyle kah tsunamiler, kah kasırgalar, kah aktifleşen volkanlar, depremler ve artan elektrik faturaları derken vatandaşın etekleri tutuşur. Felaketler ardı ardına kıtaları vururken evlerini ve vatanlarını kaybeden insanlar, ayakta kalmayı başarabilmiş ülkelere sığınmaya başlar. Örneğin Birleşik Krallık'ta sığınmacı sayısı o kadar etkili hâle gelir ki sığınmacılar ile devlet güçleri karşı karşıya gelir ve büyük çatışmalar yaşanır. Felaketten kurtulan binlerce insan, bu çatışmalarda can verir. İnsanoğlu işte, şaşırtıcı değil...
2040 yılında dünyadaki ülkeler ortak bir çalışma ile küresel felaketin önüne geçmeye karar verir. Yeşil enerjiye yönelen insanlık; robotik teknoloji ve yapay zekânın nimetlerini de kullanarak küresel ısınmanın etkilerini dizginlemeye başlar. Bir noktada dünya eski dengesine kavuştuğuna dair emareler gösterir.
Dünyayı kıyametten kurtarmak için çabalayan önemli isimler arasında Dr. Elisabet Sobeck ve şirketi Faro Automated Solutions’ın patronu Ted Faro yer alır. Elisabet Sobeck, “dahi” tanımının hafif kalacağı bir insan: 12 yaşında üniversiteden mezun olmuş, 20 yaşında doktorasını tamamlamış müthiş bir zekâ. Patronu Ted Faro ise zengin bir girişimci ancak tek derdi insanlara yardım etmek değil elbette... Faro, krizi fırsata çevirmek isteyen oportünist bir kodaman.
Faro’nun şirketinde çalışmalar yürüten Sobeck, güvenli enerji kaynakları kullanan otomasyon projeleriyle doğanın öfkesini dindirmek konusunda başarılı çalışmalara imza atar. Dünya çapında sürdürülen çalışmaların etkisiyle gezegen felaketin eşiğinden döner. Doğanın dengesi sağlanıp huzura kavuşulmuşken insanoğlu yine eski kavgalarına geri döner.
Faro’nun Savaş Makineleri
Dünya kendine gelip doğal felaketlerin sayısı azalınca Ted Faro, “Bana daha fazla para lazım” mantığıyla firmasının uzmanlığını askeri alana taşımaya karar verir. Sonuçta savaş, biçim değiştiren bir olgudur. Ülkeler otomasyona değer vermeye başlar ve ordularda insanlardan çok makineler göreve getirilir.

Takvimler 2048 yılını gösterdiğinde Ted Faro askeri otomasyon planlarını devreye sokar ve Chariot isimli savaş makineleri serisini piyasaya sunar. Chariot dediğimiz makineler, tıpkı adını aldığı antik savaş arabaları gibi mücadelenin seyrini değiştirecek niteliktedir.
Chariot makineleri, arılar misali tek bir noktadan yüzlercesinin kontrol edilebildiği kovan sistemiyle yönetilmektedir. Sahada sayıca üstünlük sağlayabilen makineler hasar gördüklerinde kendilerini ya da diğerlerini tamir edebilmekte, hatta bazı modeller tek başına yeni bir makine üretebilmektedir. Üstelik savaş sırasında yakıt biterse makineler, topladıkları biyoenerjiyi yakıta çevirebilen bir sistemle donatılmıştır. En can alıcı kısmı ise Faro tarafından üretilmemiş diğer makineleri hackleyip kontrolü ele geçirebilmeleridir.
Chariot'lar tamamen müşteri memnuniyeti için tasarlanmıştır: Kendi kendini tamir etme, kendi yakıtını temin etme ve yenisini üretebilme yeteneği mevcuttur. Müşteri memnuniyetini daha ileri taşımak isteyen Faro son bir hamle yapar ve "arka kapı" (backdoor) olarak adlandırabileceğimiz acil durum kapatma sistemlerini tamamen kaldırır. Müşterilerine bu sistemlerin kırılamaz olduğunu garanti eder ancak kullanıcılar nasıl bir riskle yüzleştiklerinin farkında değildir.
Chariot'lar tüm dünyada peynir ekmek gibi satar. Rekabet yasalarını hiçe sayan Faro tekel hâline gelir. 2050'li yıllara gelindiğinde önce Birleşik Krallık, ardından Amerika tamamen otomatik savunma sistemlerine geçer.
Savaşlar adeta birer çevrim içi oyuna dönüşmüştür. Herkes cenk meydanına bu son teknoloji oyuncaklarla inerken Elisabet Sobeck istifayı basar. Dünyaya gerçek çözümler sunmak isteyen birinin savaşla kaybedecek vakti yoktur. 2049 yılında Miriam Technologies isimli şirketini kurar ve insanlığa fayda sağlayacak çevre teknolojilerine yoğunlaşır.
Makinelerin Yükselişi: Faro Vebası
Yıl 2062. Dünya yeni bir düzene oturmuştur. Sobeck yeni firmasıyla faydalı işlere yoğunlaşadursun, kaynaklarını korumak isteyen uluslar robotlarını çarpıştırarak savaşmaya devam eder. Faro ise sattığı robot askerler sayesinde servetine servet katmıştır.

Devam eden savaşlardan birinde bir Chariot ünitesi kontrolden çıkar ve bağlı olduğu şirketten bağımsız hareket etmeye başlar. Kontrolü ele alan ünitenin yönetiminde Horus adında devasa bir yürüyen fabrika vardır. Savaş esnasında verilen kayıpları hızlı biçimde telafi etmek için üretilen bu devasa makine, kontrolden çıkınca durmaksızın yeni robotlar üretmeye başlar.
Kontrolden çıkan robotların sayısı süratle artarken kullandıkları yakıt da tükenir. Ancak Faro'nun sisteme eklediği biyoenerji dönüştürme sistemi devreye girer. Enerji ihtiyacı duyan asi robotlar; bitkiler, hayvanlar ve organik ne varsa tüketmeye başlar. Zaten iklim felaketi yaşamış olan yeryüzündeki canlı çeşitliliği hızla tükenince makineler daha bol ve kolay bir enerji kaynağına odaklanır: İnsanlar!
Dünya liderleri Ted Faro'nun kapısına dayanır. Ancak makineler o kadar katı bir güvenlik protokolüyle korunmaktadır ki Faro’nun kendisi bile savunmayı aşamaz. Arka kapı yoktur, erişim şifresi imkansız kılınmıştır.
Faro, eski iş arkadaşı Elisabet Sobeck’ten yardım ister. Makineleri hackleyerek kapatma fikri hesaplanır fakat şifrenin kırılması onlarca yıl alacaktır. Sobeck’in hesaplarına göre ise makinelerin bu ilerleyişi karşısında dünyadaki tüm yaşam yalnızca 15 ay içinde tamamen yok olacaktır.
Makineler insan yönetiminden bağımsız biçimde dünyaya yayılırken adeta bir salgına dönüşen bu felaket Faro Vebası olarak anılmaya başlar. Faro ve Sobeck bu salgını sonlandıracak radikal bir yol ararken ortaya Zero Dawn Projesi çıkar.
Zero Dawn Projesi
Elisabet Sobeck tarafından sunulan Zero Dawn Projesi, insanlığın yegâne kurtuluşu olarak kabul edilir. Ted Faro, Sobeck'in gerçekleri tüm dünyaya açıklama tehdidi karşısında projenin tüm finansmanını üstlenmek zorunda kalır.

Proje hakkında bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: Zero Dawn var olan insanları değil, insanlığın geleceğini kurtarmayı hedefler. Sobeck durumun vahamettini bildiğinden, canlı yaşamının tamamen sona ereceğini öngörmüş ve tüm planlarını gezegenin gelecekte yeniden canlandırılması üzerine kurmuştur.
Zero Dawn; yapay zekâ GAIA'nın kontrolünde, isimlerini Yunan mitolojisinden alan 9 alt yapay zekâ sisteminden oluşur:
- MINERVA: Faro Vebası'nı durduracak kapatma kodunu çözmekle görevlidir. On yıllar sürecek deneme-yanılma sürecinin ardından kuleler aracılığıyla tüm dünyadaki makineleri devre dışı bırakacak sinyali yayınlayacaktır.
- AETHER: Atmosferi temizlemekle görevlidir.
- POSEIDON: Suları ve okyanusları arındırır.
- HEPHAESTUS: Dünyayı iyileştirecek yeni çevre makinelerini tasarlar ve üretir.
- ARTEMIS, DEMETER ve ELEUTHIA: Ekolojik düzeni ve canlı yaşamını tekrar oluşturur. ELEUTHIA, insan soyunu yapay beşiklerde yeniden dünyaya getirecektir.
- APOLLO: İnsanlığın tüm tarihini, bilimini ve kültürünü geleceğin nesillerine aktaracak devasa bir dijital kütüphanedir.
- HADES: İşlerin ters gitmesi durumunda dünyayı sıfırlayıp süreci baştan başlatacak acil durum protokolüdür.
Projenin yöneticisi GAIA, insan duygularını anlama ve empati yeteneğine sahiptir. Sobeck, yasak olmasına rağmen GAIA'ya bu duygusal derinliği kazandırır.
Enduring Victory Operasyonu
Zero Dawn projesi yürütülürken insanlığa zaman kazandırmak amacıyla Enduring Victory (Kalıcı Zafer) adında askeri bir operasyon başlatılır. Tüm dünyaya Zero Dawn'ın makineleri yok edecek bir süper silah olduğu yalanı söylenir. Siviller ve ordular, bu silahın tamamlanabilmesi adına zaman kazanmak için kendilerini feda edecekleri bir direnişe sevk edilir.

3 Kasım 2064 tarihinde başlayan operasyonda insanlık, kendisini sürekli yenileyen makineler karşısında çetin bir mücadele verir. İnsanlık tarihinin en büyük kayıplarının verildiği bu süreç sayesinde bilim insanları Zero Dawn'ı tamamlamak için ihtiyaç duydukları 15 ayı elde etmeyi başarır. 2066 yılına gelindiğinde yeryüzündeki son insan birlikleri de yenik düşer ve Zero Day (Sıfır Günü) gerçekleşir: Dünyadaki biyolojik yaşam tamamen sona erer.
Zero Day’in Ardından ve Faro'nun İhaneti
Dünyadaki yaşam biterken Alpha ekibi (Zero Dawn'ı oluşturan ana bilim insanları) tesiste kalıp son rötuşları yapar. Ancak tesisin kapısında oluşan 2 mm'lik bir açıklık, enerjinin dışarı sızmasına ve makinelerin tesisi tespit etmesine neden olacak bir risk doğurur. Elisabet Sobeck, arkadaşlarının tartışmasına fırsat vermeden özel giysisini giyer, dışarı çıkarak kapıyı manuel olarak manuel kilitler ve kendisini feda eder. Sobeck, çocukluğunun geçtiği evine dönerek huzur içinde hayata veda eder.

Bu sırada kendi lüks sığınağında tek başına kalan Ted Faro, vicdan azabı ve yalnızlığın etkisiyle akli dengesini kaybetmeye başlar. "İnsanların geçmişteki hataları tekrarlamaması" bahanesinin arkasına sığınan Faro, insanlığın tüm bilgi birikimini barındıran APOLLO arşivini tamamen siler.
Durumu fark edebilecek Alpha ekibini bir toplantıya çağırır ve sahip olduğu üst düzey yetkiyi kullanarak toplantı odasındaki oksijeni sıfırlar. İnsanlığı kurtaran dev bilim insanlarının tamamını öldürür. Artık gezegen tamamen GAIA ve alt yapay zekâların elindedir.
Dünya Yeniden Doğuyor
Yaklaşık 50 yıl süren kod kırma sürecinin ardından MINERVA, kapatma kodunu bulur ve iletim kuleleriyle tüm Chariot makinelerini uykuyak daldırır. Ardından gezegeni iyileştirme süreci başlar.

200 yıldan fazla süren çalışmaların ardından dünya yeniden yaşanabilir hâle gelir. ELEUTHIA yapay beşiklerinde ilk yeni insan nesli dünyaya gözlerini açar. Ancak APOLLO silindiği için bu çocuklar temel eğitimden öteye geçemez ve bilgi birikiminden yoksun şekilde dış dünyaya salınır.
Zamanla insanlar hayata adapte olur; Carja, Banuk, Oseram ve Nora gibi kabileler kurarak ilkel şartlarda yaşamaya başlarlar.
Yapay Zekâların Özgürleşmesi
Yıl 3020. Bilinmeyen bir kaynaktan gelen gizemli bir sinyal, GAIA'nın kontrolü altındaki alt yapay zekâların özgür irade kazanmasına ve kontrolden çıkmasına neden olur.
Sıfırlama protokolü olan HADES kontrolsüzce devreye girince GAIA, gezegenin tamamen yok olmasını engellemek için kendini feda ederek GAIA Prime tesisini patlatır. Ancak HADES, bir virüs yardımıyla kaçmayı başarır.

Bu sırada robot üreticisi HEPHAESTUS, insanların parçalamak için avladığı makineleri korumak adına onları agresifleştirir ve insanlara saldıran ölümcül savaş makineleri üretmeye başlar.
GAIA’nın Son Önlemi: Aloy'un Doğuşu
GAIA kendisini yok etmeden hemen önce, gelecekte tesisleri tekrar kontrol altına alabilecek birinin yetişmesi için son bir emir verir: Dr. Elisabet Sobeck'in DNA'sını kullanarak bir klon bebek oluşturulması...

ELEUTHIA-9 beşiğinde dünyaya getirilen bu bebek, Nora kabilesinin kutsal saydığı mekanın kapısına bırakılır. Annesiz doğan bu bebeği bir lanet olarak gören Nora kabile liderleri, bebeği kabilenin sürgün edilmiş üyesi Rost'a emanet eder. Rost, kabile kuralları gereği ölen ailesinin intikamını almak için Ölüm Arayıcısı olmuş ve kabile gözünde "yaşayan bir ölü" sayılan saygın bir savaşçıdır.
Rost, kendisine verilen bu kız çocuğuna Aloy adını verir. Dışlanmış bir çocuk olarak büyüyecek olan Aloy, zamanı geldiğinde hem kendi geçmişinin hem de yok olan eski dünyanın sırlarını çözmek üzere yola çıkacaktır.
Ve böylece Horizon Zero Dawn yolcuğu başlar.

